#occupygezi hareketinin getirdikleri ve sonrası

#occupygezi hareketi

Bugün #occupygezi hareketinin 8. Günü. İnsanlar hala sokaklarda, direnmeye devam ediyor. Herşey Gezi Parkı’nın yerine alışveriş merkezi, cami ya da yeşil alanı yok edecek herhangi bir bina gelmesini engellemek için bilinçli bir grup insan tarafından yapılan barışçıl bir eylemle başladı. Sonra, polisin anlamadan, dinlemeden aşırı şiddet kullanmasıyla insanlar isyan ettiler ve yaşadıklarını sosyal medyada paylaşmaya başladılar. Böylece olaylar bir anda çok daha başka bir boyuta ulaştı. Türk medyası sessizliğini korurken, uluslararası medya yaşananları tüm dünyaya duyurmaya başladı. Halk medyaya olan tepkisini ilk kez sert bir şekilde gösterdi. Sadece İstanbul’dan değil yurtdışından ve Türkiye’deki çoğu şehirden binlerce insan gösterilere katılıp düşündüğünü, var olduğunu ve artık bir şeylerin değişmesi gerektiğini gösterdi.

Şu an Türkiye için tarihi sayılabilecek bir zamandır. Halkımız sonunda uyandı, yıllardır uygulanan yanlış politikalara, haksızlıklara karşı tepki göstermeye, isyanını dile getirmeye başladı. Susturulmaya çalışıyorlar, fakat susmayacağız!

Herşey çok iyi, çok güzel ama biraz gerçekçi olalım. #occupygezi eylemleri bir gün bitecek. Peki bu direnmenin, ölülerin, yaralıların, hakları için mücadele eden bunca insanın yaptıklarının boşa gitmemesi, unutulmaması için ne yapmalı?

Şu anda R. Tayyip Erdoğan istifa etse bile yerine geçirebileceğimiz “ideal” bir adayımız yok maalesef. CHP, MHP ya da herhangi bir parti çözüm değil. Türkiye’de hiçbir zaman doğru dürüst bir muhalefet olmadı. Bu direnişten iyi bir verim almak yeni bir halk hareketi yaratmakla mümkün bence. İspanya’nın özerk Katalunya bölgesinde la CUP (Candidatura d’Unitat Popular-Popüler Birlik Adaylığı) diye bir siyasi topluluk var. Kendilerini siyasi bir parti değil de daha çok bir “halk hareketi” olarak tanımlıyorlar. La CUP bağımsız ve sosyalist bir Katalunya, ekolojik sürdürülebilirlik gibi davalar için oluşturulmuş, yerel meclislerle işleyen siyasi bir hareket. Kasım 2012’de Katalan meclisine seçilmelerine rağmen herhangi bir siyasi partideki gibi bir liderlerinin ve hiyerarşinin olmadığını her fırsatta vurguluyorlar.

Gelecek yerel seçimler Mart 2014’te. Bu gösterilerin ve yıllardır beklediğimiz uyanışın boşa gitmemesi için halk bazlı yeni bir siyasi hareket başlatılmalıdır. Sorun demokratik yoldan halledilmelidir. Bunun için de la CUP modeli örnek alınıp, insanların toplanıp mahalle, semt, köy, ilçe ve şehirlerde küçük meclisler oluşturup laik ve bağımsız Türkiyemiz için neler istediklerini, yaşanan sorunları, uygulanan yanlış politikaları belirleyip çözüm arayışına girilmelidir. Çözümü, huzuru siyasi partilerden beklersek sonsuza kadar bir şey elde edemeyeceğiz. Bu bizim ülkemiz, nasıl yaşamak istediğimize ve nasıl yönetilmesi gerektiğine biz karar veririz, vermeliyiz.

Son olarak ülkemdeki ve yurtdışındaki Türkiyelilerin tepkisini göstermesinden dolayı çok mutluyum, bazıları ekonomi çöker ve ülkenin imajı zedelenir diye endişeleniyor. Evet, ülkede bir huzursuzluk, bir kıpırdanma, bir hareketlilik var sonunda. Umarım bu direniş boşa gitmez ve meclisteki herhangi bir partiye muhalefet olabilecek alternatif bir siyasi hareket oluşturulur. Arınç, Erdoğan ya da bir başkası özür dilese neye yarar? İstediğimiz özür değil özgürlük!

Nihan YILDIZ

Missatge de la CUP-Alternativa d’Esquerres de suport a la resistència del poble Turc #occupygezi: http://www.youtube.com/watch?v=klMf3PPsXzU&feature=youtu.be


The English Version edited by David Harrison: 

Wishes for the future of the #occupygezi movement

Today is the 8th day of the #occupygezi movement. People are still in the streets, continuing to resist. It all began in a peaceful action carried out by a group of conscious people in order to prevent the construction of a shopping centre, a mosque or any building that could destroy Gezi Park, one of the few green areas in the centre of Istanbul. Then as the police used an extreme violence without listening or understanding why the people were protesting, the people rebelled and began to share their experiences on social media which made the protests reach another dimension. While the Turkish media kept its silence, the international media began to announce to the whole world what was happening. For the first time people reacted harshly against the media. Thousands of people participated in demonstrations from most of the cities in Turkey and also from abroad to show that they think, they exist and that something has to be changed.

This is a historic moment for Turkey. Our people finally woke up; they began to react against injustice and the wrong policies implemented over the years. They are trying to silence us but we are not going to shut up!

Everything is very good, very nice, but let’s be a little realistic. #occupygezi protests will end one day. So what needs to be done in order that this movement serves its purpose and so that we don’t forget the dead, wounded and so many people who are fighting for their rights?

Even if R. Tayyip Erdoğan resigns right now, unfortunately we don’t have an “ideal” candidate to replace him. The CHP (Republican People’s Party), MHP (Nationalist Movement Party) or any other political party is not the solution. A“proper” opposition has never existed in Turkey. I think that it’s possible to get the yield from this resistance only if we create a new people’s movement. La CUP (Candidatura d’Unitat Popular- Popular Unity Union) in Catalonia is a political “community” that describes itself as a people’s movement rather than a political party. La CUP is a political movement that was created for an independent and socialist Catalonia and functions with local councils. Although they were elected to the Catalan Parliament in November 2012, they emphasize at every opportunity that they don’t have a leader and a hierarchy like the rest of the political parties. 

The next local elections are in March 2014. A people’s political movement should be created in order not to waste these demonstrations and the awakening expected for so many years. The problem should be handled in a democratic way. To do this we should use the CUP model as an example, creating councils in villages, small towns and cities, and identifying people’s wishes for their country, problems, and wrong policies that have been implemented in order to seek solutions. If we wait for the peace and the solutions established by the political parties, we might hardly get anything. This is our country, and we do decide how it should be managed and how we want to live, we must.

Finally, I am very happy that Turkey’s people, those who live there and abroad, showed their reaction even though some people were worried about the country’s image and economic situation. Yes, at last there’s restlessness and movement in the country. I hope that a people’s movement as opposition against the major parties in parliament could be created to continue this resistance. What’s the point if Arınç, Erdoğan or anyone else apologizes? We want freedom, not apologies!

Nihan YILDIZ

 

Abre os olhos! 

Abre os olhos! 

Ilkbahar mı geldi ne! :)

Son las seis y dieciocho. N. está fuera de la cama. Sube las persianas. El resultado: kar! Nieve. Estuvo encantada de ver la nieve después de tanto tiempo. Fue un momento mágico. Buscó a su cámara para capturar ese momento. Esta foto. La calle es como un desierto. 

Lady Lazarus 

I have done it again. One year in every ten I manage itA sort of walking miracle, my skin Bright as a Nazi lampshade, My right foot A paperweight, My featureless, fine Jew linen. Peel off the napkin O my enemy. Do I terrify?The nose, the eye pits, the full set of teeth? The sour breath Will vanish in a day. Soon, soon the flesh The grave cave ate will be At home on me And I a smiling woman. I am only thirty. And like the cat I have nine times to die. This is Number Three. What a trash To annihilate each decade. What a million filaments. The Peanut-crunching crowd Shoves in to see Them unwrap me hand and foot The big strip tease. Gentleman , ladies These are my hands My knees. I may be skin and bone, Nevertheless, I am the same, identical woman. The first time it happened I was ten. It was an accident. The second time I meant To last it out and not come back at all. I rocked shut As a seashell. They had to call and call And pick the worms off me like sticky pearls. Dying Is an art, like everything else. I do it exceptionally well. I do it so it feels like hell. I do it so it feels real. I guess you could say I’ve a call. It’s easy enough to do it in a cell. It’s easy enough to do it and stay put. It’s the theatrical Comeback in broad day To the same place, the same face, the same brute Amused shout: 'A miracle!' That knocks me out. There is a charge For the eyeing my scars, there is a charge For the hearing of my heartIt really goes. And there is a charge, a very large charge For a word or a touch Or a bit of blood Or a piece of my hair on my clothes. So, so, Herr Doktor. So, Herr Enemy. I am your opus, I am your valuable, The pure gold baby That melts to a shriek. I turn and burn. Do not think I underestimate your great concern. Ash, ashYou poke and stir. Flesh, bone, there is nothing thereA cake of soap, A wedding ring, A gold filling. Herr God, Herr Lucifer Beware Beware. Out of the ash I rise with my red hair And I eat men like air.


Sylvia Plath (1932-1963)

Lady Lazarus 

I have done it again. 
One year in every ten 
I manage it

A sort of walking miracle, my skin 
Bright as a Nazi lampshade, 
My right foot 

A paperweight, 
My featureless, fine 
Jew linen. 

Peel off the napkin 
O my enemy. 
Do I terrify?

The nose, the eye pits, the full set of teeth? 
The sour breath 
Will vanish in a day. 

Soon, soon the flesh 
The grave cave ate will be 
At home on me 

And I a smiling woman. 
I am only thirty. 
And like the cat I have nine times to die. 

This is Number Three. 
What a trash 
To annihilate each decade. 

What a million filaments. 
The Peanut-crunching crowd 
Shoves in to see 

Them unwrap me hand and foot 
The big strip tease. 
Gentleman , ladies 

These are my hands 
My knees. 
I may be skin and bone, 

Nevertheless, I am the same, identical woman. 
The first time it happened I was ten. 
It was an accident. 

The second time I meant 
To last it out and not come back at all. 
I rocked shut 

As a seashell. 
They had to call and call 
And pick the worms off me like sticky pearls. 

Dying 
Is an art, like everything else. 
I do it exceptionally well. 

I do it so it feels like hell. 
I do it so it feels real. 
I guess you could say I’ve a call. 

It’s easy enough to do it in a cell. 
It’s easy enough to do it and stay put. 
It’s the theatrical 

Comeback in broad day 
To the same place, the same face, the same brute 
Amused shout: 

'A miracle!' 
That knocks me out. 
There is a charge 

For the eyeing my scars, there is a charge 
For the hearing of my heart
It really goes. 

And there is a charge, a very large charge 
For a word or a touch 
Or a bit of blood 

Or a piece of my hair on my clothes. 
So, so, Herr Doktor
So, Herr Enemy. 

I am your opus, 
I am your valuable, 
The pure gold baby 

That melts to a shriek. 
I turn and burn. 
Do not think I underestimate your great concern. 

Ash, ash
You poke and stir. 
Flesh, bone, there is nothing there

A cake of soap, 
A wedding ring, 
A gold filling. 

Herr God, Herr Lucifer 
Beware 
Beware. 

Out of the ash 
I rise with my red hair 
And I eat men like air.

Sylvia Plath (1932-1963)

Jovaaaaa ti amo !!!

need to love bicycles again :) 

la lluvia…

Llueve en Lyon…Me encanta escuchar la dulce voz de las gotas. Tengo la costumbre de mirar por la ventana y pensar, pensar, pensar…La lluvia no es triste para mi, es bonita. Lo recuerdo muy bien. Empecé a amar la lluvia cuando tenia 6 anos, en nuestra antigua casa, en Acibadem. Si, ahora vivimos en otro barrio en Estambul. No esta muy lejos de Acibadem pero una vez que nos mudamos, ya nada fue lo mismo. Desde la ventana que estaba en la habitación de mis padres, podía ver un pequeño bosque un poco lejos de la casa, el jardín que jugaba con los amigos y lo mas importante: las nubes. Creo que allí empecé a imaginar, a cantar, a pensar, y sentir el olor de la tierra después de la lluvia.